KADIN BEDENİ ÜZERİNDE DENETİM ARACI OLARAK NAMUS CİNAYETLERİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

Namus cinayetleri, tüm dünyada varlığını devam ettiren bir olgudur. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerine bakılmaksızın hemen hemen her toplumda bu uygulamalar görülmektedir. Namus cinayetleri kadına yönelik şiddetin en somut uygulamalarından biridir. Geleneksel toplum yapılarında kadın bedeni üzerinde erkeğin sonsuz tahakküm kurma hakkının olduğu varsayılır. Toplumsal cinsiyet bağlamında kadın bedeni üzerinde inşa edilen bu eşitsizlik konumu, kadın-erkek arasındaki hiyerarşinin en uç noktasını oluşturmaktadır. Kadının bedeni üzerin-de koruma, terbiye etme saikiyle işlenen namus cinayetleri, ataerkil pratiklerin meşruiyetini pekiştirmekte ve toplumsal olarak üzerinde mutabakat sağlanan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Türkiye’de kadın cinayetlerinin gerekçelerinden biri olan namus kavramı, içinde bulunulan dönem ve koşullara göre şekillenmektedir. Esasında kadın cinselliği-nin denetlenmesinin bir aracı olarak görülen namus cinayetleri, kır-kent arasında yaşanan göçler ile yeni bir boyut kazanmakta, söz konusu cinayetler büyük kent-lere taşınma potansiyelini taşımaktadır. Kadın bedeninin bekâr iken erkek aile üyeleri, evlendikten sonra ise eşi tarafından denetlenmesi, söz konusu uygulama-ların kuşaktan kuşağa aktarılmasının da önünü açmaktadır.
Bu çalışmada, namus cinayetlerinin kadın bedeni üzerinde kurgusal olarak inşa edilen rolün reddi ile Türkiye’de namus cinayetleri ele alınmış, namus cinayetle-rinin sebepleri analiz edilmiştir. Çalışmada namus kavramı toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele alınmış, kadının ikincil konumunu güçlendiren bir olgu olarak değerlendirilmiştir.


Ceren AVCİL

International Journal of Social And Humanities Sciences
,
Yıl 2020
Cilt 4
Sayı 3

Dergi adı:International Journal of Social And Humanities Sciences

https://dergipark.org.tr/tr/pub/ijshs/issue/59252/853211

Author: admin